Sıkıştırma - Karma çevrimli motor

Posted on July 31st, 2007 in Uncategorized by admin

Benzinli motorda (yani Otto çevriminde), yanma sabit hacimde gerçekleşir, dizel motorda (yani dizel çevriminde) ise yanma sabit basınçta gerçekleşir. Karma çevrimde ise günümüz modern dizel motorlarında olduğu gibi, yanmanın ilk aşaması sabit hacime yakın, son aşaması ise sabit basınca yakın gerçekleşmektedir. Bu yüzden ısının bir miktarının sabit hacimde, geri kalan kısmının da sabit basınçta sisteme verildiği bu çevrime karma çevrim denir.

Aşağıda gösterilen P-v diyagramında sözü edilen aşamalara gösterilmiştir.

Contents


Karma Çevrim Safhaları

thumb|300px|right|Karma çevrim endikatör çizimi


Sıkıştırma (1-2)

Bu safhada, piston alt ölü noktadan üst ölü noktaya doğru hareket eder. Bu sırada emme ve egzos valfleri kapalıdır, dolayısıyla içerdeki hava sıkışır ve basıncı grafikte görüldüğü gibi artar.


Sabit Hacimde Yanma (2-3)

Piston üst ölü noktaya ulaştığı sırada silindire enjektör tarafından yakıt püskürtülmeye başlar. Sıkışarak ısınmış havayla karşılaşan yakıt yanmaya başlar, bunun sonucunda basınç P2′den P3 değerine sıçrama yapar. Sisteme ısı girişinin olduğu ilk safha bu safhadır.


Sabit Basınçta Yanma (3-4)

Bu safhada piston aşağı doğru hareketine başlar fakat yanma devam ettiğinden basınç düşmez. Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder. Böylece bu safhada da sisteme ısı girişi devam etmiş olur.


Genleşme (4-5)

Artık silindire yakıt püskürtülmemektedir ve yanma durmuştur. Piston aşağı doğru hareketine devam ettiğinden silindirdeki basınç da düşmeye başlar.


Egzoz (5-6)

Sistem 5 nolu noktaya (AÖN) geldiğinde egzoz valfi açılır. Silindir egzoz sisitemi ile dışarıya açıldığından silindirdeki basınç atmosferik basınca düşer. Sistemden ısının atılması bu safhada gösterilmiştir. Gerçekte, dışarıya ısının atılması pistonun egzoz stroğunu yapmasıyla olur (grafikte yatay çizgiyle gösterilen strok), ancak ideal bir çevrimde egzoz stroğunda negatif veya pozitif bir iş yapılmadığından çevrimde incelenmez, ısının atılması da egzoz valfi açıldığında bir anda olmuş gibi gösterilir.


Sabit basınçta hacim artış oranı (φ)

<math>\varepsilon = \frac{v_1}{v_2}</math>
<math>\varphi = \frac{v_4}{v_3} = \frac{T_4}{T_3}</math>

  • <math>\varepsilon</math> : Sıkıştırma oranı
  • <math>v_1\,</math> : Kurs hacmi
  • <math>v_2\,</math> : Yanma odası hacmi
  • <math>v_3\,</math> : Maksimum basıncın olduğu hacim
  • <math>v_4\,</math> : Isı verilmeye devam edilen hacim
  • <math>T_3\,</math> : Maksimum basıncın oluştuğu noktadaki sıcaklık
  • <math>T_4\,</math> : Sabit basıncın sona erdiği noktadaki sıcaklık


Sabit hacimde basınç artış oranı ( λ )

<math>\lambda = \frac{P_3}{P_2} = \frac{T_3}{T_2}</math>

Çevrimin işi ( W [kJ] )

a. Sıkıştırma işi

<math>W_{1-2}=P_2 \cdot V_2 - \frac{P_1 \cdot V_1}{1-k}</math>

k : adyabatik üs ( ayrıntılı bilgi için bkn. özgül ısı )

b. Genleşme işi

<math>W_{3-5}=W_{3-4}+W_{4-5}\,</math>

<math>W_{2-3}=P_3(V_4-V_3)\,</math>

<math>W_{4-5}=P_4 \cdot V_4- \frac{P_5 \cdot V_5}{1-k}</math>

c. Net iş

<math>W_{net}=W_{3-5}-W_{1-2}\,</math>


Sisteme sürülen ısı ( QS )

<math>Q_S=Q_{2-3}+Q_{3-4}\,</math>

<math>Q_{2-3}=m \cdot c_v ( T_3 - T_2 )\,</math>

<math>q_{2-3} = c_v ( T_3 - T_2 )\,</math>

<math>Q_{3-4} = m \cdot c_p ( T_4 - T_3 )\,</math>

<math>q_{3-4} = c_p ( T_4 - T_3 )\,</math>

  • <math>c_v\,</math> : sabit hacimdeki özgül ısı
  • <math>c_p\,</math> : sabit basınçtaki özgül ısı
  • <math>q_S\,</math> : sisteme sürülen özgül ısı
  • <math>m\,</math> : kütle
  • <math>T\,</math> : sıcaklık


Sistemden atılan ısı ( QR )

<math>Q_R=Q_5-1=m \cdot c_v ( T_5 - T_1 )\,</math>

<math>q_R = c_v ( T_5 - T_1 )\,</math>


Net ısı ( Qnet )

<math>Q_{net} = Q_S - Q_R = ( Q_{2-3} + Q_{3-4} ) - (Q_5-1)\,</math>


Çevrimin verimi (η)

η = amacımız olan enerji / kullanılan enerji

<math>\eta = \frac{W_{net}}{Q_S} = \frac{Q_{net}}{Q_S} = \frac{Q_S-Q_R}{Q_S} = 1-\frac{Q_R}{Q_S}</math>

<math>k = \frac{c_p}{c_v}</math>

<math>\eta =1- \frac{T_5-T_1}{T_3-T_2+k(T_4-T_2)}</math>

<math>\eta =1- \frac{1}{(\varepsilon k-1) \cdot \lambda \cdot \varphi k}-\frac{1}{(\lambda-1)+k(\lambda-1)}</math>

Megabayt arasında bir - Ulusal Hizmet Hayat Sigortası (ABD)

Posted on July 30th, 2007 in Uncategorized by admin

Ulusal Hizmet Hayat Sigortası, Amerika Birleşik Devletleri’den 6 Ekim 1917 ve 8 Ekim 1940 tarihleri arasında fiili askerlik hizmetinde bulunmuş kimselere, müracaatları halinde sağlanan bir devlet hayat sigortasıdır.

8 Ekim 1940 ve 25 Nisan 1951 tarihleri arasında bu sigorta, 6 Ekim 1917 ve 2 Temmuz 1921 tarihleri arasında fiili olarak askeri hizmet yapmış kimselere sağlanmıştı. 25 Nisan 1951 den sonra yalnız özel şartları karşılayan aşağıdaki şahıslara uygulanmaktadır:

  • 25 Nisan 1951 ve 1 Ocak 1957 tarihleri arasında, fiili hizmette bulundukları sırada, Ulusal Hizmet Hayat Sigortası uzun vadeli planlarının peşin ödenmesinden feragat edenler.
  • Elinde Ulusal Hizmet Hayat Sigortası planı bulunan ve bu planın vadesi 1 Ocak 1957 den önce fiili hizmette bulundukları sırada ya da hizmetten ayrılışından sonra 120 gün içinde sona ermiş olanlar.


Dış Bağlantılar

  • http://www.insurance.va.gov/inForceGliSite/generalinfo/brief/nsli.htm

Frekansların - Radyo frekansı

Posted on July 30th, 2007 in Uncategorized by admin

Radyo frekansı,kısaca RF,3 Hz ile 30 Ghz aralığındaki frekanslara verilen isimdir.Bu frekans aralığı,radyo dalgalarını oluşturmak ve yakalamak için kullanılan alternatif akım elektrik sinyallerinin frekansına karşılık gelir.Bu aralığın büyük bir bölümü çoğu mekanik sistemin kullandığı frekansların dışında kaldığı için,RF genellikle elektrik devrelerindeki titreşimler için kullanılır.

Ad. Fraunhofer-Institute tarafından - Şangay Dünya Finans Merkezi

Posted on July 28th, 2007 in Uncategorized by admin

Şangay Dünya Finans Merkezi Çin’in Şangay şehrinde yapımı süren ve 2008 yılında bitirilmesi öngörülen mimari özellikleriyle ön plana çıkmış yapı..


Mimarisi

Eski Çinliler tarafından dünyayı temsil etmek üzere kullanılmış kare prizma “kozmik kemerlerle” kesişir ve ”binanın dikey konumunu” vurguluyor. Bu geometri binanın üst katlarına geniş gökyüzü kapısı oyulması ile daha da çarpıcı hale getirilmiş. Binanın temel geometrisini güçlendiren gökyüzü kapısı yükseldikçegenişler ve üzerinde kulenin karşılıklı köşelerini tek bir noktada birleştiren bir gökyüzü köprüsü yer alıyor.


Proje Detayları

Müşteri : Shanghai World Financial Center Corporation, Mori Building Company
Yardımcı mimarlar : Mori Building Architects & Engineers, Project Architect.
East China Architectural Design and Research Institute, Local Design Institute.
Irie Miyake, Executive Architect
Tesis : Karma kullanımlı bina: Ofis, lüks otel (300 oda), perakende, galeri ve gözlem güvertesi
Boyutu : 4.061.356ft² / 377.300m²

Hale getirilmiş sesler - Toprak Reformu

Posted on July 27th, 2007 in Uncategorized by admin

1929 yılında Mustafa Kemal Atatürk döneminde Topraksız halka toprak dağıtmak amacıyla çıkarılan kanundur. Böylelikle ülke toprakları verimli hale getirilecek ve topraksız köylü kalmayacaktı. Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.

Hale - Ağartma

Posted on July 26th, 2007 in Uncategorized by admin

Güneş ışığı, ultraviyole ışınlar, boyaları renksiz hâle getiren kimyasal maddelerden yararlanarak maddelerin renginin beyazlaştırılması işlemi.

Layer - Ağ katmanı

Posted on July 24th, 2007 in Uncategorized by admin

Ağ katmanı veya 3. katman (İngilizce: Network Layer), veri paketine farklı bir ağa gönderilmesi gerektiğinde yönlendiricilerin kullanacağı bilginin eklendiği katmandır. Örneğin IP iletişim kuralı bu katmanda görev yapar.


Ağ katmanı iletişim kuralları

  • IP
  • ICMP
  • IPsec
  • ARP
  • RIP
  • OSPF
  • BGP

*

Getirmesiyle yaygınlaştı. - DVD

Posted on July 24th, 2007 in Uncategorized by admin

thumb|Resmi DVD logosu.

thumb|DVD-R okuma yazma yüzü

thumb|Mor boyalı DVD-R, 4.7 GB

DVD, ismi Digital Versatile Disc (sayısal çok amaçlı teker) sözcüklerinin baş harfleri alınarak elde edilmiş olan, CD-ROM görünümünde elektronik kayıt ortamıdır. CD’ye göre, çok daha yüksek kayıt kapasitesine sahiptir. DVD-Video, DVD-Audio, DVD-ROM, DVD-RAM, DVD-R ve DVD-RW gibi çeşitleri vardır. Gündelik yaşamda, teknik tanımı dikkate alınmadan ve sözcüğün açılımı düşünülmeden, yaygın olarak, DVD üzerine kaydedilmiş, film ya da video anlamında kullanılır.


Yaygınlaşması ve tarihçe

CD (Compact Disc, Yoğun Teker) denilen kayıt ortamları ilk kez, 1990′lı yılların başında kullanılmaya başlandı ve gerek üretici firmalar, gerekse, kullanıcılar tarafından büyük kabul gördü. Bunun uzantısı olarak kullanımı bilişim, müzik ve sinema endüstrisi alanlarında hızla yaygınlaştı.

1990′lı yıllarda asıl amaç, kayıt süresi açısından, ihtiyaca cevap veremeyen, VideoCD’den (VCD) daha fazla kayıt kapasitesine sahip uygun bir kayıt ortamı geliştirmekti. Bunun uzantısı olarak, daha fazla kayıt imkanı sağlayan yeni bir kayıt ortamı üzerinde çalışılmaya başlandı.

İlk etapta, Sony ve Philips tarafından geliştirilen MultiMedia CD (MMCD) ile Toshiba ve Time Warner tarafından desteklenen Super Density CD’lerin (SD) bu ihtiyacı karşılayacağı düşünüldü ise de, bu gerçekleşmedi. Sonunda birbirinden ayrı olarak çalışan bu gruplar, film endüstrisinin de baskılarıyla, 1995 yılında, ortak bir standart üzerinde çalışmaya karar verdi.

İlk başta, sadece, video görüntüler için düşünülen DVD kısaltması, “Digital Video Disc” anlamında kullanılmakta iken, daha sonra, başka alanlarda da kullanılabileceği düşünülerek, “Digital Versatile Disc” (ing. versatile, alm. vielseitig, çok amaçlı) anlamında kullanılmaya başlandı.

Günümüzde, özellikle sinema filmleri konusunda, büyük bir DVD pazarı oluşmuş olsa bile (Almanya’daki verilere göre, 2001 yılında sinema filmi olarak satılan DVD sayısı VHS video kaset satışlarını geride bırakmış olmasına rağmen) daha yoğun kayıt imkanı sunan, yeni kayıt ortamları üzerine yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Bunlar içinde en çok dikkat çeken çalışmalar, Blu-ray Disc (kısaca Blu-Ray) ve High Definition DVD (HD-DVD) üzerinde yapılan çalışmalardır.


Teknik Bilgiler ve DVD Türleri

DVD’ler 0.6 mm kalınlığında plastik kaplı polikarbonattan ve çok daha ince yansıtıcı bir alüminyum ya da altın tabakadan oluşur. Bu iki disk birbirine yapıştırılarak 1.2 mm’lik bir disk oluştururlar. Oluşan disk iki yüzünden ya da tek yüzünden okunabilecek şekilde tasarlanabilir. Tabakaların bir CD’nin yarısı kaınlığında olmasının nedeni daha yüksek numerik aparatı olan bir lensle okunabilmeyi ve daha küçük ve dar çukurlarla bilgi yazabilmeyi sağlamasıdır.

Tek katmanlı bir DVD, standart bir CD’nin yedi katı olan 4.7 GB bilgiyi saklayabilir. 650 nm dalga boyundaki kırmızı bir lazer (CD için bu değer 780 nm’dir) ve 0.6′lık bir numerik aparatla (CD için 0.45), okuma çözünürlüğü 1.65 kat artmıştır. Bunun iki boyutta olduğunu da düşünürsek fiziksel veri saklama boyutunun 3.5 kat arttığını görebiliriz. DVD, fiziksel tabakada daha verimli bir kodlama yöntemi kullanır. CD’nin hata düzeltme sistemi CIRC, yerini daha güçlü Reed-Solomon ürün koduna bırakmıştır, RS-PC; aynı şekilde Yediye Ondört Modülasyonu (EFM) de yerini, sekize onaltı modülasyonu kullanan EFMPlus’a bırakmıştır. CD’deki gibi altkod yoktur. Sonuç olarak, DVD biçimi, üçüncül hata düzeltme tabakası kullanan CD-ROM biçiminden yüzde 47 oranında daha verimlidir.

DVD’nin çeşitli uygulama alanları vardır:

  • DVD-Video (filmler (görüntü ve ses))
  • DVD-Audio (yüksek kaliteli ses)
  • SACD (yüksek kaliteli ses)
  • DVD-VR (TV’den ya da kameradan kaydedilmiş görüntü ve ses)
  • DVD+VR (+R ve +RW disklere kayıt için DVD-Video)
  • PS2 DVD (PlayStation 2 oyunları için)
  • Xbox DVD (Xbox oyunları için)
  • DVD-Data (veri saklamak için)

Disk ortamı şunlar olabilir:

  • DVD-ROM: salt okunur, kalıpla üretilmiş
  • DVD-R: bir kere yazılır
  • DVD-RW: tekrar yazılabilir
  • DVD-RAM: rastgele erişimle tekrar yazılabilir
  • [[DVD+R DL]]: iki katmanlı bir kez yazılır

thumb|right|500|farklı altı olan iki DVD.

Diskin bir ya da iki tarafı olabilir, ve her taraf için bir ya da iki katmanı olabilir; taraf ve katmanlar diskin boyutunu belirler.

  • DVD-5: tek taraflı, tek katman, 4.7 gigabyte (GB), ya da 4.38 gibibytes (GiB)
  • DVD-9: tek taraflı, çift katman, 8.5 GB (7.92 GiB)
  • DVD-10: çift taraflı, tek katman iki yüzünde, 9.4 GB (8.75 GiB)
  • DVD-14: çift taraflı, çift katman tek yüzünde, diğerinde tek, 13.3 GB (12.3 GiB)
  • DVD-18: çift taraflı, çift katman iki yüzünde, 17.1 GB (15.9 GiB)


DVD Kodları

DVD kodları, kısa bir süre oncesine kadar bilinmeyen, elektronik şirketleri tarafindan gizlenen bir bilgiydi. DVD Kodları, bir DVD Player’ın butun DVD’leri ve VCD’leri oynatmasini saglar.

Eger baska ülkelerden aldiginiz DVD’leri veya VCD’leri calistiramiyorsaniz, kodunuzu internetin en büyük DVD arşivinden alabilirsiniz.

*

Basitliğiyle internette yaygınlaşmaya başladığında - Anemi (grup)

Posted on July 23rd, 2007 in Uncategorized by admin

Anemi 1996 yılında bir grup lise genci tarafından İzmir’de kurulmuş alternatif rock tarzında müzik yapan ve şu anda albüm çalışmaları devam eden yerli rock grubumuzdur. Grup çeşitli üniversitelerde, barlarda ve festivallerde konser vererek sesini duyurmasının yanı sıra internette yayınladığı demolarla da büyük beğeni toplamıştır.

Grubun Tayfası

  • Orbay Sakarya (vokal)
  • Soner Kırgız (bass gitar)
  • Yanki (gitar)
  • Mehmet Unayağyol (bateri)


Dış Bağlantılar

http://anemi.anatolianrock.com

Oluşmuştur. MPEG=Motion Pictures - 80. Akademi Ödülleri

Posted on July 21st, 2007 in Uncategorized by admin

80. Akademi Ödülleri 24 Şubat 2008′de, Hollywood, Kaliforniya’da Kodak Tiyatrosunda yapılacak olan ödül töreni. Kodak Tiyatrosunda yedinci kez düzenlenen töreni Amerika’da 2014′e kadar anlaşması bulunan ABC kanalı 33. kez yayınlayacak ve verilen bilgiye göre töreni yine Jon Stewart sunacak.<ref></ref><ref></ref>


80. Akademi Ödülleri zaman çizelgesi

22 Mart, 2007′de açıklandığı üzere <ref></ref>
Tarih
3 Aralık 2007, Pazartesi Resmî film adaylık formlarının son veriliş tarihi.
26 Aralık 2007, Çarşamba Oy pusulaları postaya verildi.
12 Ocak 2008, Cumartesi Oylama kapanır
22 Şubat 2008, Salı Adayların açıklanması
30 Ocak 2008, Çarşamba Son oy pusulaları postaya verilir.
4 Şubat 2008, Pazartesi Oscar adaylarının katıldığı bir öğle yemeği düzenlenir.
9 Şubat 2008, Cumartesi Teknik ödüllerin sunumu
19 Şubat 2008 Salı Son oylamalarda kapanır
24 Şubat 2008, Pazar 80. Akademi Ödülleri töreni


Kaynaklar

Getirilmiş sesler - Kuştepe Camii

Posted on July 20th, 2007 in Uncategorized by admin

İstanbul’un Şişli ilçesinde, Şişli Müftülüğüne bağlı cami, Kuştepe adlı aynı semtin camisidir. Yoncalı sokakta, tepede yer alır. İki minareli, tek kubbeli camiye ana avlu kapısından merdivenlerle çıkılır.

Caminin altı dükkanlardan oluşan bir bloktur ve cami bu blok üzerindedir. Anakapıdan girişte solda caminin parkı ve çayhanesi, avlu merdivenlerinden çıkıştan sonra solda Kuran kursu binası ve abdestliği vardır. Caminin son cemaat yeri kapalı hale getirilmiş, avluda geniş bir çardak yapılmıştır.

Mihrabı ve minberi mermerdir. Cami kapısından girdikten sonra sağ ve soldaki merdivenlerden asmakata çıkılır. Kuştepe Camii’nin kuzey kapısı Bilgi Üniversitesi’ne açılır, tuvaleti dükkanların bulunduğu bölümdedir.

MPEG - Theora

Posted on July 20th, 2007 in Uncategorized by admin

Theora, Xiph.org Foundation tarafından, Ogg projelerinin bir parçası olarak geliştirilmiş görüntü kod çözücüdür. On2 Technologies’ VP3 kod çözücüsünü temel alan, ve On2 tarafından VP3′ün varisi olarak adlandırılan Theora, MPEG-4 görüntüleri (örn. H.264, XviD ve DivX), RealVideo, Windows Media Video ve benzeri düşük-bitrate görüntü sıkıştırma taslakları ile rekabeti hedeflemektedir.


Dış Bağlantılar

  • Ana Ağ Sayfası

Depolayarak - Bal

Posted on July 19th, 2007 in Uncategorized by admin

thumb|300px|Bal peteği

Bal, arılar tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında invertaz enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantasyonun meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar. Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.

Balın rengi, şeker dengesi ve tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan kaynaklanmaktadır. Balın kokusu, çiçeklerdeki aromalı volatin yağı verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½ kg ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca çalışması gerekir. Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine bağlıdır.

Contents


Balın İçeriği

Balın ilk akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34), Sakroz (%2) ve levulose (Meyve şekeri % 40 ) bundan başka balın % 17 ‘si su geri kalan % 7 lik bölümü ise demir, sodyum, sülfür, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, dekstril, nitrojen, protein ve asitlerden oluşur. Balın kalitesini ise bu % 7 lik karışım belirler. (Murray Hoyt,The World of Bees,Coward Menann Inc,NewYork,s 181)

Ayrıca bal içerisinde on beş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları şunlardır. früktoz, glikoz, sakkaroz, maltoz, izamaltoz, erloz, kestoz, melezitz ve rafinozdur. Genel olarak früktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.

Balı bildiğimiz şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken bal sindirime gerek olmadan çok süratli bir şekilde kana karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde vucuda enerji verdiği tespit edilmiştir.

Balın içinde minerallerin, şekerlerin ve birçok vitaminin yanısıra az miktarda bir takım hormonlar, çinko, bakır ve iyot da vardır.


Balın Fiziksel Özellikleri

  • Bal higroskopik bir madde olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada %58 rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında olur.
  • Viskozite; akıcılığa karşı koyma özelliğini ifade eder. Buna balın bünyesi de denir. Ağır bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani viskozitesi yüksek olur. Viskozite balın içerisindeki su miktarıyla yakından ilgilidir.
  • Balın özgül ağırlığı içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre değişmektedir. 200°C de balın özgül ağırlığı 1.4225 bulunmuştur.
  • Kırılma Sayısı; Refraktometre ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol oynadığından bu işlemde 20°C de yapılır ve balın içindeki su miktarı tayin edilmektedir.
  • Renk; Balın bir optik özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.


Balın Bileşimi

Genel olarak balların toplandığı değişik bitki kaynaklarına göre farklı aroma, tat, renk, yoğunluk ve kristalizöyle öyleeye sahip oldukları tespit edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık kimyasal bileşimi, şekerler, rutubet, enzimler, vitaminler, asitler, kollaidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler bakımından değişik oldukları bildirilmişlerdir.


Baldaki asitler

Uzun yıllar bal içerisinde sadece formik asit bulunduğu fakat analiz metotları geliştirilince asetik, buturik, sitrik, kaproik, laktik, formik, malik, okzalik, suksiniletannik, tartari ve velarikasidlerin varlığı tespit edilmiştir. Balın pH’sı 3,29-4,87 arasında değişmektedir.


Baldaki enzimler

Çeşitli araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz, invertaz, katalaz, oksidaz, fosfataz enzimlerini bulmuşlardır. Bu enzimlerin bir kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının başındaki bezlerden salgılamaktadır.


Baldaki vitaminler

Eskiden bal içerisinde vitamin olmadığı veya çok az olduğu kanaati hakimdi fakat kimyasal ve biyolojik araştırma metodları geliştirildikten sonra bal içerisinde çeşitli miktarda, tiamin, riboflavin, askorbik asit, pirisdoksin, pantotenik asit, niasin ve az miktarda biotin, folik asit tespit edilmiştir.


Baldaki minareller

Bal içerisindeki minarellerin miktarı %0,02 ile %1,0 civarındadır. Bu minareller Potasyum, klor, kükürt, kalsiyum, sodyum, fosfor, magnezyum, silis, demir, mangan ve bakır’dır. Bunlar içerisinde potasyum, kalsiyum ve fosfor fazla bulunmaktadır.


Baldaki proteinler

Çeşitli araştırmacılar bal içerisinde az miktarda albuminoidlerin ve protein yapı taşları durumunda olan amino asitlerin olduğunu tespit etmişlerdir…


Tedavide Kullanım Alanları

Bal en az 3000 seneden beri bir çok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmıştır. Yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalar balın mucizevi etkilerini göz önüne seriyor. Balın antiseptik/antimikrobiyal, osmotik ,hidrojen peroksit ve asiditesine bağlı çok çeşitli iyiliştirici etkileri olduğu saptanmıştır. Bal temel olarak iki monosakaridin yoğunlaşmış bir karışımıdır. Bu karışımda su etkisi az olduğu için yani su moleküllerinin çoğunluğu monosakaridlere bağlı oldukları için mikroorganizmaların hayatta kalmasını sağlayacak nemden ve sudan yoksundur. Böylellikle balda hiçbir mikroorganizma canlı kalamaz. Bunun içindirki bal asırlardır yanık, yara ve deri ülserlerini iyileştirmek için kullanılmıştır. Balın yüksek şeker oranı, hipertonisitesini arrtırdığı için etrafındaki bakterilerin suyunu hipertonik alana çekip bakteri hücrelerinin büzüşmesini sağlar. Bir antiseptik olarak balın Methicillin-resistant Staphylococcus aureus (MRSA) gibi dirençli bakterilere karşı etkili olabileceğini savunan araştırmalar mevcuttur. Bal içindeki hidrojen peroksit, tıbbi olarak kullanılan hidrojen peroksite üstündür. Balın içindeki hidrojen peroksit faal hale sulandırma sonucunda gelir. Yani, bal yara üzerine sürüldüğünde hidrojen peroksit yavaşca vücut sıvıları tarafından sulandırılarak etkili hale geçer. Hem yavaş olarak etkinlik kazanması hemde tıbbi hidrojen peroksitten daha düşük bir yoğunlukta bulunması balın mikropları öldürüp vücudun hücrelerinin zarar görmemesini sağlar. Bal pHı 3.2 ve 4.5 arasında olduğu icin enefeksiyondan sorumlu bakterilerin çoğalmasını önler. Bal içinde bir çok polifenol yani doğal antioksidan olarak işlev gören madde barındırdığı için uzun dönem tüketimi sonucu kanseri önlediği bildirilmiştir. Ayrıca, içindeki demir vücuttaki zaralı oksijen radikallerini zararsız hale getirir. Araştırmalara göre bal aynı zamanda barsaklardaki probiyotik bakteri florasını çoğaltabildiği için bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi kolesterolü düşürmekle beraber sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanserini önlemede etkilidir.

Özellikle kapanması zor, enfeksiyon kapmış yatak yaralarına uygulanıyor. Balın içinde doğal olarak bulunan hidrojen peroksidin bakteri oluşumunu engelliyor ve mevcut bakterileri de öldürüyor.


Bal Tebliği
Yetki Kanunu Türk Gıda Kodeksi YönetmeliğiYayımlandığı R.Gazete 17.12.2005/26026 Tebliğ No 2005/49

Madde 1 — Bu Tebliğ’in amacı; balın, tekniğine uygun ve hijyenik şekilde hazırlanması, işlenmesi, depolanması, nakledilmesi ve pazarlanması aşamalarında taşıması gereken özelliklerini belirlemektir.

Kapsam

Madde 2 — Bu Tebliğ bal arısı, Apis mellifera, tarafından üretilen balı kapsar.

Hukuki dayanak

Madde 3 — Bu Tebliğ 16/11/1997 tarihli ve 23172 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği” ne göre hazırlanmıştır.

Kısaltmalar

Madde 4 — Bu Tebliğde adı geçen;

HMF: hidroksimetilfurfuralı

ifade eder.

Tanımlar

Madde 5 — Bu Tebliğde geçen;

a) Bal: Bitki nektarlarının, bitkilerin canlı kısımlarının salgılarının veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki emici böceklerin salgılarının bal arısı Apis mellifera tarafından toplandıktan sonra kendine özgü maddelerle birleştirerek değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak olgunlaştırdığı doğal ürünü,

b) Kaynağına göre;

-Çiçek veya nektar balı: Bitki nektarından elde edilen balı,

-Salgı balı: Bitkilerin canlı kısımlarının salgılarından veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki emici böceklerin -Hemiptera- salgılarından elde edilen balı,

c) Üretim ve/veya pazara sunuluş şekline göre;

-Petekli bal: Kuluçka amaçlı kullanılmamış olan saf balmumundan hazırlanmış temel peteklerin veya arılar tarafından yapılmış peteklerin gözlerinde depolanmış ve tamamı veya büyük bölümü sırlanmış olarak satışa sunulan balı,

-Süzme bal: Sırları alınan yavrusuz peteklerden santrifuj yolu ile elde edilen balı,

-Petekli süzme bal: Süzme bal içerisinde petekli bal parçaları ile hazırlanmış balı,

-Sızma bal: Süzme bal elde edilirken alınan sırlardan ve balı alınmış peteklerden sızdırılarak toplanan balı,

-Pres balı: Yavrusuz peteklerin doğrudan veya 45°C’yi aşmamak üzere ısıtılarak preslenmesi ile elde edilen balı,

-Filtre edilmiş bal: Yabancı organik ve/veya inorganik maddelerin filtrasyon yolu ile uzaklaştırılması sırasında polen içeriği önemli ölçüde azalmış balı,

d) Fırıncılık balı: Kendine özgü doğal koku ve tada sahip olmayan veya fermantasyona başlamış veya fermente olmuş veya yüksek sıcaklıkta işlem görmüş, endüstriyel amaçlı kullanıma uygun veya diğer gıda maddelerinin üretiminde bileşen olarak kullanmaya uygun balı,

e) Çerçeve: Arıların doğrudan petek yaptığı veya içine temel peteklerin yerleştirildiği malzemeyi,

ifade eder.

Ürün özellikleri

Madde 6 — Bu Tebliğ kapsamında piyasaya sunulan veya insan tüketimi amacıyla herhangi bir gıda maddesinde bileşen olarak kullanılan bala ait özellikler aşağıda verilmiştir.

a) Bala gıda katkı maddeleri de dahil olmak üzere dışarıdan hiçbir madde katılamaz. Bal doğal bileşiminde bulunmayan organik ve/veya inorganik maddelerden ari olmalıdır. Fırıncılık balı dışında bal; bala ait olmayan yabancı tat ve kokuda, fermantasyonu başlamış, asitliği yapay olarak değiştirilmiş veya içerdiği doğal enzimleri parçalayacak ya da önemli düzeyde inaktive edecek şekilde ısıtılmış olmamalıdır.

Filtre edilmiş bal ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla yabancı organik veya inorganik maddelerin ayrılması sırasında kaçınılmaz olan kayıplar dışında balda (n) polen veya diğer bala özgü bileşenler uzaklaştırılamaz.

b) Balda;

- İnsan sağlığını tehdit eden hiçbir patojen mikroorganizma, parazit ve/veya parazit yumurtası bulunamaz,

- Clostridium botulinum bulunamaz,

- Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliğinde yer alan şekerleri içeremez.

c) Balın tadı ve aroması, balın kaynağına ve üretildiği bitkinin türüne bağlı olarak değişmekle birlikte, bal kendine özgü koku ve tada sahip olmalıdır.

d) Balın rengi su beyazından koyu amber renge kadar değişebilir. Salgı balının rengi pfund skalaya göre en az 60 olmalıdır.

e) Temel petekte balmumunun doğal yapısında bulunmayan, parafin, serezin, iç yağı, reçine, oksalik asit gibi organik maddeler ile ağartıcı maddeler gibi inorganik maddeler bulunamaz.

f) Etiketinde orijin aldığı çiçek, bitki, bölge veya coğrafya belirtilen ballara filtre bal ilave edilemez.

g) Petekli ballarda, peteğin en az %80’i sırlanmış olması gerekmektedir.

h) Etiketinde botanik orijini belirtilen ballarda bu özellikleri polen analizi ile belirlenir.

ı) Ballara ait diğer özellikler Ek’te yer almaktadır.

Katkı maddeleri

Madde 7 — Bala hiçbir katkı maddesi katılamaz.

Bulaşanlar

Madde 8 — Bu Tebliğ Kapsamında yer alan ürünlerde bulaşanların miktarı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Bulaşanlar bölümüne uygun olmalıdır.

Pestisit kalıntıları

Madde 9 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde bulunabilecek pestisit kalıntı miktarları Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Pestisit Kalıntıları bölümüne uygun olmalıdır. Bu kurallara ek olarak balda maksimum pestisit kalıntı limiti en fazla 0.01 mg/kg olmalıdır.

Veteriner ilaçları tolerans düzeyleri

Madde 10 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde bulunabilecek veteriner ilaçları kalıntı miktarları Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Veteriner İlaçları Tolerans Düzeyleri bölümüne uygun olmalıdır.

Hijyen

Madde 11 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıda Hijyeni bölümünde yer alan genel kurallara uygun olarak üretilmeli ve “Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Tebliği” ne uygun olmalıdır.

İşyeri özellikleri

Madde 12 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten işyerleri Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıda Maddeleri Üreten İşyerlerinin Taşıması Gereken Özellikler bölümünde yer alan genel kurallara uygun olmalıdır.

Ambalajlama, etiketleme ve işaretleme

Madde 13 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Ambalajlama ve Etiketleme-İşaretleme bölümünde yer alan genel kurallara uygun olarak ambalajlanmalı, etiketlenmeli ve işaretlenmelidir. Bu genel kurallara ek olan kurallar aşağıda verilmiştir:

a) Çerçeveli balda net miktara “çerçeve ağırlığı” dahil değildir. Çerçevelere arıcıların işletme tescil numaraları yazılmalıdır.

b) Etikette balın orijini; salgı balı veya çiçek balı olduğu, bal ifadesinin yanında aynı punto ile belirtilecektir.

c) Etikette balın hasat yılı; üretim tarihi olarak, balın ambalajlandığı tarih; dolum tarihi olarak ifade edilecektir.

d) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünler 5 inci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde tanımlanan şekilde satışa sunulur. Ancak filtre edilmiş bal, petekli bal, petekli süzme bal ve fırıncılık balı haricindeki diğer ballar sadece “bal” ifadesi ile satışa sunulabilir.

e) Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, balın kaynağı belirli bir çiçek veya bitki ise ve bal bu bitki veya çiçeğe ait duyusal, fiziksel, kimyasal ve mikroskopik özellikleri belirgin şekilde taşıyorsa, ürün ismi “ayçiçeği balı, ıhlamur balı” gibi orijin aldığı çiçek veya bitkinin adı ile desteklenebilir.

f) Filtre edilmiş ballar ve fırıncılık balları hariç olmak üzere, bala üretildiği bölgenin florasına ait özelikleri belirgin şekilde taşıdığı sürece o bölgenin bölgesel, coğrafi veya topografik adı ürün ismi ile birlikte kullanılabilir.

g) Fırıncılık ballarının etiketinde “sadece pişirme amaçlı” ifadesi ürün ismine yakın ve kolayca görülebilir bir şekilde yer almalıdır.

h) Fırıncılık ballarının bileşen olarak kullanıldığı bileşik bir gıda maddesinde “bal” ifadesi “fırıncılık balı” yerine bileşik gıda maddesinin isminde kullanılabilir. Ancak, ürünün bileşenler listesinde “fırıncılık balı” olarak yer almalıdır.

ı) Filtre balların bu özelliği ve bu ballarda polen miktarının büyük ölçüde alındığı etikette belirtilecektir.

Taşıma ve depolama

Madde 14 — Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlerin taşınması ve depolanması, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Gıdaların Taşınması ve Depolanması bölümünde yer alan kurallar ile 16/5/1986 tarih ve 19109 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve 15/3/1989 tarih ve 1989 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu Yönetmeliği’ ne uygun olmalıdır.

Numune alma ve analiz yöntemleri

Madde 15 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerden Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nin Numune Alma ve Analiz Metodları bölümünde belirtilen kurallara uygun olarak numune alınmalı ve uluslararası kabul görmüş analiz metodları uygulanmalıdır.

Avrupa Birliği’ne uyum

Madde 16 — Bu Tebliğ, 2001/110 EC sayılı “Bal” ile ilgili Komisyon Direktifi ve 2005/396/EC sayılı “Hayvansal ve bitkisel orijinli gıda ve yemlerde maksimum pestisit limitleri” ile ilgili Konsey Tüzüğü dikkate alınarak Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde hazırlanmıştır.

Tescil ve denetim

Madde 17 — Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünleri üreten ve satan işyerleri; tescil ve izin, ithalat işlemleri, kontrol ve denetim sırasında bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır. Bu hükümlere uymayan işyerleri hakkında 5/6/2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yasal işlem yapılır.

Denetim

Madde 18 — Bu Tebliğde yer alan hükümlerin uygulanması ile ilgili denetim 5/6/2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a göre Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yerine getirilir.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat

Madde 19 — Bu Tebliğ ile; 22/10/2000 tarihli ve 24208 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan, “Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği” (Tebliğ No: 2000/39) yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 — Halen faaliyet gösteren ve bu Tebliğ kapsamındaki ürünleri üreten ve satan işyerleri bu Tebliğ’ in yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde bu Tebliğ hükümlerine uymak zorundadır.

Geçici Madde 2 — Bu Tebliğin 6 ncı maddesinin (h) bendinde yer alan hükmün uygulanması Tebliğ’ in yayımı tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde başlayacaktır.

Yürürlük

Madde 20 — Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 21 — Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.


EK

Ballara Ait Diğer Özellikler

Çiçek Balı Salgı Balı Çiçek ve Salgı Balı Karışımı Fırıncılık Balı
Nem (en fazla) % 20
% 23 (püren-Calluna ballarında)
% 20 % 20 % 23
% 25 (püren-Calluna kaynaklı fırıncılık ballarında)

Sakaroz (en fazla) 5 g/100g 15 g/100g (Yalancı akasya –Robina psedoacacia, adi yonca-Medicago sativa, Banksia meziesii çiçek balı, tatlı yonca-Hedysarum, kırmızı okaliptüs-Eucalyptus camadulensis, meşin ağacı-Eucryhia lucida- Eucyrphia milliganii, narenciye ballarında) 10 g/100g (Lavanta çiçeği-Lavandula spp., Boraga officinalis ballarında)
5 g/100g 10 g/100g (Kızıl çam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) 5 g/100g 5 g/100g
Fruktoz +Glukoz (en az) 100g’da 60 gram 100g’da 45 gram 100g’da 45 gram -
Fruktoz / Glukoz 0,9 - 1,4 1,0 - 1,4 1,0 - 1,4 -
Suda çözünmeyen madde (en fazla)* 0,1 g/100g 0,1 g/100g 0,1 g/100g 0,1 g/100g
Serbest asitlik (en fazla) 50 meq/kg 50 meq/kg 50 meq/kg 80 meq/kg
Elektrik iletkenliği En fazla 0.8 mS/cm (Kocayemiş-Arbutus unedo, çan otu-Erica, ökaliptus, ıhlamur-Tilia spp., süpürge çalı- Calluna vulgaris, okyanus mersini-Leptospermum ve çay ağacı-Melaleuca spp’ den elde edilenler hariç olmak üzere) En az 0.8 mS/cm (Kestane balında) En AZ 0.8 mS/cm En fazla 0.8 mS/cm En az 0.8 mS/cm (kestane balı ve salgı balı karışımlarında) En fazla 0.8 mS/cm
Diastaz sayısı (en az) 8
3 (Narenciye balı gibi yapısında doğal olarak düşük miktarda enzim bulunan ve doğal olarak HMF miktarı 15 mg/kg’dan fazla olmayan balda)
8 8 -
HMF (en fazla)** 40 mg/kg 40 mg/kg 40 mg/kg -
Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerleri arasındaki fark -1.0 veya daha pozitif -1.0 veya daha pozitif
–1,6 veya daha pozitif (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında)
-1.0 veya daha pozitif -1.0 veya daha pozitif
Balda protein ve ham bal delta Cl3 değerlerinden hesaplanan C4 şekerleri oranı
(en fazla)
%7 %10 (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) %7

%10 (Kızılçam Pinus brutia ve fıstık çamlarından Pinus pinea elde edilen salgı ballarında) %7 %7
Prolin miktarı
(en az)
180 mg/kg 180 mg/kg 180 mg/kg 180 mg/kg
Naftalin miktarı (en fazla)*** 10 ppb 10 ppb 10 ppb 10 ppb

  • Pres balında suda çözünmeyen madde miktarı 0.5 g/100g’ı geçemez.
    • Üretildiği bölge etiketinde belirtilmek koşulu ile tropikal iklim bölgeleri kaynaklı ballarda HMF miktarı en çok 80 mg/kg olmalıdır.
      • Balmumunda naftalin miktarı 10 ppb’den fazla olamaz.


© 2003 TARIM VE KOYİŞLERİ BAKANLIĞI, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü


Kaynaklar

  • http://www.ntv.com.tr/news/367535.asp
  • [http://www.binbircicek.com (Binbirçiçek Bal Honey)

Layer - S-tabakası

Posted on July 19th, 2007 in Uncategorized by admin

S-tabakası hücre zarfının bir parçasıdır ve genellikle gram-pozitif ve gram-negatif bakterilerde bulunur.Yapısında protein ve glukoprotein vardır. Gram-negatiF bakerilerde, S-tabakası doğrudan dış membrana bağlıdır. Gram-pozitif bakterilerde, S-tabakası peptidoglikan tabakaya bağlıdır (dış membran yoktur). S-tabakası
hücreyi iyon ve pH değişimleri dışında ozmotik basınç ve yabancı enzimlere karşı da korur. Ayrıca bazı bakteri hücrelerinde şeklin oluşumunda ve zarfın sağlamlığında rol oynar. Ancak bu bir hücre membranı değildir.

Daha - XviD

Posted on July 18th, 2007 in Uncategorized by admin

DivX video sıkıştırma codec’inin ücretli hale getirilmesi üzerine, bu projeden ayrılanlar ve yeni katılanların oluşturduğu grubun ortaya cıkardığı alternatif codec. SourceForge üzerinden paylaşılarak geliştirilen bu codec kaynak kodunun açık ve ücretsiz olması nedeni ile kısa sürede DivX’ten daha popüler olmuş, çoğu otorite tarafından DivX’e oranla daha kaliteli olduğu belirtilmiştir. Günümüzde DivX olarak adlandırılan video dosyalarının birçoğu aslında XviD ile kodlanmıştır. Daha fazla bilgi için projenin resmi internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.


Dış bağlantılar

  • Xvid.org resmi sitesi

MPEG-1 Audio Layer - CDDA

Posted on July 16th, 2007 in Uncategorized by admin

right|200px|thumb|Resmi CDDA Logosu
CDDA (Compact Disc Digital Audio) 1979′da Sony ve Philips tarafından geliştirilmiştir.

Red Book

Fiziksel parametreleri belirleyen audio CD standardıdır.

Red Book a göre örnekleme (sampling) 16bit/44.1kHz, kodlama PCM (Pulse Code Modulation) ile yapılır. Yani;

44100 örnek/sn. , 16-bit/örnek , 2-kanal

44100 x 16 x 2 = 1411200-bit/sn, 172,26kb/s

Bu şekilde 1 dakikalık dijital ses kaydı CD’de 10,09mb yer kaplar.

Veri, CD’de kasim (sektör) başına 2048 byte olarak kaydedilir. CD çalar 1x lik okuma hızıyla saniyede 75 kesim okuyabilir. (8,78mb/dk.)

  • Philips Auido Standards

Formatı - Dogma 95

Posted on July 14th, 2007 in Uncategorized by admin

Dogma 95 1995te danimarkalı yönetmenler Lars von Trier, Thomas Vinterberg, Kristian Levring, ve Søren Kragh-Jacobsen tarafından başlatırmış avantgarde film yapım akımıdır. Bu akım bazen Dogme 95 Collective veya the Dogme Brethren olarak da bilinir.


Amaçları ve Kuralları

Dogma 95 tarafından belirlenen kurallar:

  1. Çekimler stüdyo dışında yapılmalıdır. Sahne donanımı ve setler içeri taşınmamalıdır. (Hikaye özel bir sahne donanımı gerektiriyorsa, stüdyo dışında bu donanıma uygun bir mekan seçilmelidir.)
  2. Ses, kesinlikle görüntülerden ayrı olarak üretilmemelidir ya da tersi. (Sahne içinde üretiliyor olmadığı sürece müzik kullanılmamalıdır.)
  3. Kamera, el kamerası olmalıdır. El kamerasıyla elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir. (Film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli; kamera filmin olduğu yerde olmalıdır.)
  4. Film, renkli olmalıdır. Özel ışıklandırma kullanılamaz. (Eğer çekilecek olan sahnede filmin pozlandırması için çok az bir ışık söz konusuysa, sahne kesilmeli ya da tek bir lamba kameraya iliştirilmelidir.)
  5. Optik numaralar ve filtreler kesinlikle yasaktır.
  6. Film, gelişigüzel aksiyon içermemelidir. (Öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)
  7. Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır. (Kısaca film, şimdi ve burada geçmelidir.)
  8. Tür filmleri kabul edilemez.
  9. Film formatı 35 mm olmalıdır.
  10. Yönetmen, jenerikte belirtilmemelidir.

Ayrıca yönetmen, kişisel adlardan sakınacağına, artık sanatçı olmadığına, anları bütünden daha önemli gördüğü gibi, bir ‘iş’ yaratmak- tan kaçınacağına, en büyük hedefim karakterlerinden ve ortamdan gerçeği açıkça çıkarmak olacağına ve bunu elinden geldiğince ve iyi tadlarla estetik faktörler pahasına yapacağına and içer.


Dogma filmlerin listesi

  1. The Celebration (Orjinal ismi “Festen”, Danimarka, 1998) (IMDb sayfası)
  2. The Idiots (Orjinal ismi “Idioterne”, Danimarka, 1998) (IMDb sayfası)
  3. Mifunes Sidste Sang (int. Mifune’s Last Song) (Danimarka, 1999) (IMDb sayfası)
  4. The King is Alive (Danimarka, 2000) (IMDb sayfası)
  5. Lovers (Fransa, 1999) (IMDb sayfası)
  6. Julien Donkey-Boy (ABD, 1999) (IMDb sayfası)
  7. Interview (Kuzey Kore, 2000) (IMDb sayfası)
  8. Fuckland (Arjantin, 2000) (IMDb sayfası)
  9. Babylon (İsveç, 2001) (IMDb sayfası)
  10. Chetzemoka’s Curse (USA, 2001) (IMDb sayfası)
  11. Diapason (İtalya, 2001) (IMDb sayfası)
  12. Italiensk For Begyndere (Danimarka, 2000) (IMDb sayfası)
  13. Amerikana (ABD, 2001) (IMDb sayfası)
  14. Joy Ride (İsviçre, 2001) (IMDb sayfası)
  15. Camera (film) (ABD, 2000) (IMDb sayfası)
  16. Bad Actors (ABD, 2000) (IMDb sayfası)
  17. Reunion (film) (ABD, 2001) (IMDb sayfası)
  18. Et Rigtigt Menneske (Danimarka, 2001) (IMDb sayfası)
  19. Når Nettene Blir Lange (Norveç, 2000) (IMDb sayfası)
  20. Strass (Balçika, 2001) (IMDb sayfası)
  21. En Kærlighedshistorie (Danimarka, 2001) (IMDb sayfası)
  22. Era Outra Vez (İspanya, 2000) (IMDb sayfası)
  23. Resin (film) (ABD, 2001) (IMDb sayfası)
  24. Security, Colorado (ABD, 2001) (IMDb sayfası)
  25. Converging With Angels (ABD, 2002) (IMDb sayfası)
  26. The Sparkle Room (ABD, 2001) (IMDb sayfası)
  27. Come Now (ABD)
  28. Elsker Dig For Evigt (Danimarka, 2002) (IMDb sayfası)
  29. The Bread Basket (ABD, 2002) (IMDb sayfası)
  30. Dias De Boda (İspanya, 2002) (IMDb sayfası)
  31. El Desenlace (İspanya, 2004) (IMDb sayfası)
  32. Se Til Venstre, Der Er En Svensker (Danimarka, 2003) (IMDb sayfası)
  33. Residencia (Şili, 2004) (IMDb sayfası)
  34. Forbrydelser (Danimarka, 2004) (IMDb sayfası)
  35. Cosi x Caso (İtalya, 2004) (IMDb sayfası)
  36. Amateur Dramatics (film) (ABD/Danimarka)
  37. Gypo (ABD, 2005) (IMDb sayfası)
  38. Mere Players (ABD)
  39. el ultimo lector (Meksika)
  40. Lazy Sunday Afternoons (İngiltere)
  41. Lonely Child (Kanada, 2005) (IMDb sayfası)
  42. DarshaN (ABD)
  43. (ABD)
  44. Vince Conway (İngiltere)
  45. Regret Regrets (ABD)
  46. Perspective (İngiltere)
  47. Godinne van die Grondpad (Kuzay Afrika)
  48. Giles sucks (Lüksemburg)
  49. Michelle, Gilles, Kim (Lüksemburg)
  50. autobahne (Türkiye)
  51. A Cool Day in August (ABD)
  52. Shaolin Warrior (film) (ABD)
  53. Chip Off the Ol` Blockbuster (ABD)
  54. Et rigtigt menneske (Danimarka)
  55. Picnic and a stroll (ABD)
  56. To be announced (Avustralya)
  57. Bugbusters (Almanya)
  58. Carpe Diem (film) (Avusturalya)
  59. Colori (İtalya)
  60. D. (film) (İtalya)
  61. Evoque - Reality Show (İtalya)
  62. A Promise (film) (ABD)
  63. Abortion (film) (ABD)
  64. Water Wine (Kanada)
  65. The Smokestack Wager (Kanada)
  66. Work all day (Kanada)
  67. Premier (film) (Macaristan)
  68. DOGumentario ITALIA (İtalya)
  69. Tenderete (İspanya)
  70. Funerale di Famiglia (İtalya)
  71. Beauty and The Hitman (Danimarka)
  72. Heaven and… (Danimarka)
  73. Does it hurt? (Makedonya)
  74. Frankie (film) (İngliltere)
  75. The pompoulous adventures of fratases cubilotes (İspanya)
  76. Los perritos (Meksika)
  77. R.U.M.B.A (Kolombiya)
  78. One of These Mornings (İskoçya)
  79. l`interprétention (Fransa)
  80. A Woman Under the Influence (film) (ABD)
  81. Untitled Dogme (ABD)
  82. Nobody Wants Your Film (ABD)
  83. Türev (film) (Türkiye, 2005)(IMDb sayfası)
  84. 10?, (ABD, 2006) (filmin resmi sayfası)


Dış Bağlantılar

  • Dogme95 resmi sayfası
  • Dogme95 üzerine bir okuma sayfası
  • Portekizce bilgiler
  • Dogma 95 Nedir?

Formatlarda saklanırdı. Bu - Benjamin Britten

Posted on July 14th, 2007 in Uncategorized by admin

Edward Benjamin Britten. (d. 22 Kasım 1913, İngiltere – ö. 4 Aralık 1976, İngiltere) Piyanist, orkestra şefi ve gelmiş geçmiş en başarılı İngiliz modern dönem bestecilerden birisidir. Vokal eserleri ile ün kazanmıştır.


Hayatı ve Çalışmaları

Diş doktoru bir babanın ve amatör müzisyen annenin oğlu olan Edward Benjamin Britten, ailenin 4 çocuğunun en küçüğü olarak 22 Kasım1913’te Lowestoft, Suffolk’ta doğdu. Yerel okullarda okudu, özel öğretmenlerden piyano ve keman dersleri aldı. 6 yaşından itibaren beste yapmaya başladı ve 9 yaşından ölümüne kadar düzenli olarak beste yapmayı hiç bırakmadı. 1927’de izlediği bir konserde orkestra şefi olan besteci Frank Bridge ile tanıştı ve onun özel öğrencisi oldu. Bir süre sonra Londra’daki Kraliyet Müzik Okulu’na girerek eğitim gördü ve besteleriyle çeşitli ödüller kazandı. 1933’de şaşırtıcı bir başarı kazanan A Boy was Born eserini yazdı; eserin BBC Şarkıcıları tarafından seslendirildiği bir yayın programının provasında tenor Peter Pears ile tanıştı ve böylece ömür boyu sürecek bir dostluk ve iş ilişkisi başladı. Britten’in solo şarkılarının, koral ve opera yapıtlarının çoğu tenor sesi için yazılmıştır ve Pears çoğunun ilk gösterimlerinde solist olmuştur.

1935’den II. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar BBC Radyosu, GPO Film Şirketi’nin çektiği belgeseller ve Londra’daki sol kanattan pek çok küçük tiyatro topluluğu için çok sayıda eser besteledi. Bu dönemde çoğunlukla eserlerine W.H. Auden söz yazdı.

1939’da Britten, Auden ve Pears birlikte ABD’ye gitti ve Long Island, New York’a yerleşti. 1940’ta Auden ile liselerde sahnelenmek üzere geleneksel Amerikan Halk tiplerine dayanan Paul Bunyan adlı operet üzerinde çalıştı. 1942’de Boston Senfoni Orkestrası Sinfonia de Requiem adlı eserinin prömiyerini yaptı. Bu eserin başarısı üzerine gelen Boston Senfoni Orkestrası efsanevi müzik direktörü Serge Koussevitzky’nin desteğini alarak İngiliz şair George Crabbe’in bir şiirinden esinlendiği yeni operasını yazmaya başladı. Birlikte İngiltere’ye dönmeye karar veren Britten ve Pears, dönüş yolunda bu eserin senaryosu üzerinde çalıştılar; liberettoyu Montagu Slater yazdı. İngiltere’de Aldeburgh’a yerleşen sanatçı, İngiliz müziği için çok önemli bir eser olan Peter Grimes operasını 1945’de tamamladı. Bu eserden sonra opera ve diğer formatlarda çok sayıda opera besteledi. Özellikle çocuklar ve gençlik orkestraları için eserler yazdı. 1976’da kraliçenin doğum gününde kendisine soyluluk unvanı verildi. Bir kalp rahatsızlığı sonucu 4 Aralık 1976’da öldü ve Aldeburgh Mezarlığı’na gömüldü. Bu mezarlıkta, Aldeburg Festivali’nin yaratılmasında kendisi ile birlikte emek veren arkadaşları Peter Pears ve Imogene Holst ile yan yana yatmaktadır.

Sovyetler Birliği’ne yaptığı ziyaretler sonrasında tanışıp, arkadaş olduğu Shostakovich, Britten’e 14. Senfonisi’ni adamıştır.

3-5 dakikalık - CDDA

Posted on July 12th, 2007 in Uncategorized by admin

right|200px|thumb|Resmi CDDA Logosu
CDDA (Compact Disc Digital Audio) 1979′da Sony ve Philips tarafından geliştirilmiştir.

Red Book

Fiziksel parametreleri belirleyen audio CD standardıdır.

Red Book a göre örnekleme (sampling) 16bit/44.1kHz, kodlama PCM (Pulse Code Modulation) ile yapılır. Yani;

44100 örnek/sn. , 16-bit/örnek , 2-kanal

44100 x 16 x 2 = 1411200-bit/sn, 172,26kb/s

Bu şekilde 1 dakikalık dijital ses kaydı CD’de 10,09mb yer kaplar.

Veri, CD’de kasim (sektör) başına 2048 byte olarak kaydedilir. CD çalar 1x lik okuma hızıyla saniyede 75 kesim okuyabilir. (8,78mb/dk.)

  • Philips Auido Standards

Bakınız DivX - Asetilkolinesteraz

Posted on July 10th, 2007 in Uncategorized by admin

Sinaptik fisürdeki asetilkolini inaktive eden enzimdir. (bkz. Asetilkolin)

Ayrıca genel tanımlama için akıl hastalığının biokimyasal ve nöro-fizyolojik temelleri’ne bakınız.)

Karıştırılmamalıdır. MPEG-x - Wuxga

Posted on July 10th, 2007 in Uncategorized by admin

WUXGA (Widescreen Ultra Extended Graphics Array), bir geniş ekran görüntü sistemidir.

  • 1920*1080p 16:9
  • 1920*1200p 16:10

olarak 2 şekilde karşımıza çıkabilmektedir. Oldukça ideal bir çözürlük olup TV’lerde FullHd Tv olarak ta geçmektedir. 1080i ile 1080p karıştırılmamalıdır.

Gerekmektedir. - İhracat

Posted on July 9th, 2007 in Uncategorized by admin

İhracat bir malın yabancı ülkelere döviz karşılığı yapılan satışıdır. Bir malın uluslararası pazarda rekabet gücü döviz kuruyla da doğrudan ilgilidir. Döviz kurunun düşmesi, yani yerli paranın yabancı para karşısında değer kazanması, söz konusu malı uluslararası pazarda daha pahalı hale getireceğinden malın rekabet gücünü azaltır.

Ürünün ihracata yönelik biçimde kaliteli ve uluslararası standartlara ve piyasa şartlarına uygun biçimde üretilmesinden, yurtdışında pazarlanması, reklam ve tanıtımının yapılması, dış satımının gerçekleştirilmesi, en uygun ambalaj ve nakliye biçiminin seçilmesi, ihracatçının ülkesindeki dış ticaret mevzuatını bilerek zamanında gerekli işlemleri tamamlaması ve ürünün istenilen yere zamanında teslimine kadar uzanan çesitli aşamalardan geçerek gerçekleşir.

İhracatçı gerçek usulde vergi mükellefi olup, bulunduğu ildeki Ticaret ve Sanayi Odalarına kayıtlı ve diğer kanunlara göre ihracat yapmasına bir engel bulunmayan gerçek veya tüzel kişi, tacirdir. İhracat yapan firma ihracat yapacağı ülke için hazırlamış olduğu formu Odalardan temin ederek doldurur. Yurt dışına gidecek malzemenin faturasını da ekleyerek bir dilekçe ile ilgili Odaya başvurur ve gerekli incelemeden sonra belgeler tasdik edilir.

İhracatçı Birliklerinin kapsamına giren malları ihraç edecek alan firmaların, Birliklere üye olmaları gerekmektedir. Birlik üyelik belgesine sahip olmadan bu malların ihracı yapılamaz.

Basitliğiyle internette yaygınlaşmaya - All Music Guide

Posted on July 7th, 2007 in Uncategorized by admin

All Music Guide (AMG) All Media Guide’a ait müzikle ilgili internette yayın yapan bir veri tabanıdır. 1991′de Michael Erlewine ve Vladimir Bogdanov tarafından kurulmuştur.


Dış Bağlantılar

  • All Music Guide

Dosyalarının - Warez

Posted on July 4th, 2007 in Uncategorized by admin

[[Resim:Pirate street vendor.jpg|thumb|300px|right| Fotoğrafının çekildiğini farkettikten sonra, korsan CD sergisini toplamaya başlayan bir sokak satıcısı.]]

Warez, telif hakkı saklı materyallerin, telif hakkı yasaları çiğnenerek ticaretinin yapılması anlamına gelir. Bu tanım, genelde arkadaşlar arasındaki peer-to-peer dosya paylaşımları veya özel sunucular sayesinde büyük grupların dosya paylaşımlarından çok; telif hakkına sahip materyallerin, organize gruplar tarafından yasadışı yayınlarını tanımlar. İlk başlarda sadece çeşitli yeraltı bilgisayar grupları tarafından kullanılan bu tanım, günümüzde İnternet kullanıcıları ve medya sektörü arasında da sıkça kullanılıyor.

1990′ların öncesinde, korsan yazılımlar “wares” olarak adlandırılmaktayken, daha sonraları kendi diline sahip yeraltı dünyası “s” harfinin yerine “z” harfini getirdi ve “warez” kelimesini tüm korsan yazılımlar için genel bir isim olarak kullanmaya başladı. Bu zamanlarda, büyük dosyaları yavaş modem ve BBS bağlantıları aracılığı ile yollamak çok vakit aldığından, korsanlar diğer korsanlarla birebir ticaret yaparlardı. Dolayısıyla, yazılım korsanları kendilerini, koleksiyonları ile beraber bir nevi satıcı, tüccar vs. olarak benimsiyor ve uygun kelime olarak da “wares”‘i kullanıyorlardı.

Contents


Terminoloji

Warez kelimesi, İngilizce’de genelde “wares” [weə(r)z] şeklinde telafüz edilse de; bazı zamanlar İspanyolca bir kelime olan Juárez’in [uaɾez] yanlış şekilde telafüz edilişi olan [warɛs] şeklinde de kullanılmaktadır. Software yani yazılım kelimesinin çoğulu anlamına gelip, bu kelimeden türetilmiştir.

Warez kelimesi İngilizce’de genelde “isim” olarak kullanılmaktadır: “My neighbor downloaded 10 gigabytes of warez yesterday” (”Komşum dün internetten 10 GB yasadışı yazılım indirdi.”) Ancak “fiil” olarak da kullanılabilir: “The new Windows was warezed a month before the company officially released it” (”Yeni Windows’un resmi olarak piyasaya çıkmasına daha bir ay varken, yasadışı olarak yayınlandı.”) Warez topluluklarına ise küresel olarak “warez scene” (warez örgütü) ya da geniş olarak “The Scene” (örgüt) denmektedir.

Tüm bu kelimeler anlam farklılıkları içermektedir, bazıları gerçek anlamında kullanılıp, toplum tarafından kabul edilirken, bazılarıda imâ içermekte ve aşağılama amacı ile kullanılmaktadır. Her ne kadar, “korsan yayın” (piracy) belirli kanundışı faaliyetler için kullanılan bir kelime olsa da, doğal içeriğinde “…birinin yaptığını izin almadan tekrar üretmek veya kullanmak” anlamını taşımaktadır. <ref>The American Heritage® Dictionary of the English Language: Fourth Edition “Pirate”.</ref>. Özgür Yazılım Kurumu’nun da (Free Software Foundation (FSH)) dahil olduğu bazı gruplar, bu tanıma karşı olup, bunun yerine “hırsızlık” (”theft”) kelimesini kullanmaktadır. FSH’ye göre, “Yayıncılar, yasadışı kopyalamayı korsan olarak tanımlamaktadır. Bu açıdan
bakıldığında yasadışı kopyalama yapanlar, denizlerde gemilere saldırıp insanları kaçıran ve öldürenlerle etik olarak bir tutuluyor.” FSH bu yüzden, korsan olarak tanımlanan kavramın, yasadışı kopyalama (”prohibited copying”) veya izinsiz kopyalama (”unauthorized copying”) olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.

Öte yandan birçok kendini kanıtlamış yazılım korsanı ise, “korsan” tanımından gurur duyuyor, kendilerini filmlerde çizilen romantik korsan portreleri ile özleştiriyor ve aralarında korsan gibi konuşarak şakalaşıyorlar. Tanım tartışılmasına rağmen, “Pirates With Attitude” gibi bazı gruplar tarafından ise zevkle kabul ediliyor.

Bu yazıda kullanılan “korsan” kavramı, geniş anlamı yansıtmakta ve belli bir görüşü desteklememektedir.


Tarihçe


Korsan üretim

[[Resim:Counterfeit software.jpg|thumb|250px|right|Adobe Photoshop 7.0 ve Windows XP Home Edition yazılımlarının korsan kopyalarının, New York City’taki Chinatown caddelerindeki yasadışı satışı.]]
Bilgisayarlar ve yazılımlar olmadan önce de korsan kavramı vardı. Her zaman olmasa da çoğunlukla kâr amaçlı olan korsan üretimin, 1980′li yıllar boyunca en ünlü ve önemli hedefi Lacoste ürünleriydi. Halen varolan bu korsan üretim, genelde Çin, Tayvan, Tayland, Rusya gibi Doğu Bloğu ve Asya ülkelerindeki suç örgütleri tarafından yapılmaktadır. Bu suç örgütleri yasadışı olarak; milyonlarca tekstil ürününün, eletronik ürünün, mikroçipin, müzik CD’sinin, VHS, CD ve DVD filmlerinin, yazılım uygulamalarının vs. korsan üretimini yapmaktadır.

Çoğu korsan yazılımın üretimi, Asya’daki fabrikalarda yapılmasına karşın, genelde bunların dağıtımı, birinci-dünya ülkesi olan ve birçok uluslararası tescilli yazılım sahibi firmanın konumlandığı ABD ve Batı Avrupa Ülkelerinde başlar. Korsan kopyalar, birçok Güney Amerika, Asya, Orta Doğu and Doğu Avrupa Ülkesinde sokaklarda rahatça satılmaktadır. Bazı ülkelerde ise korsan kopyalar, orijinal fiyatına satılmakta ve bunun sonucu yılda milyar dolarlarla ifade edilen bir işlem hacmi ortaya çıkmaktadır. Batı ülkelerinde korsan kopyalar genellikle, New York’taki Chinatown ve Toronto’daki Pacific Mall gibi özel bölgelerde satılmatadır. Korsan ürünlerin rahatlıkla mağazalarda satıldığı Asya ülkelerinin aksine, Batı ülkelerinde böyle bir dağıtım çok nadirdir.


Korsan yazılımın yükselişi

[[Resim:250px-Dontcopythatfloppy.jpg|thumb|250px|right|MC Double Def the “Disk Protector” Don’t Copy That Floppy” (”Bu Disketi Kopyalama”) filminden bir görüntü.]]

Korsan yazılıcımlık, ilk ticari yazılımın satışa sunulmasından beri varolan bir konudur. Bilginin kaydedildiği biçim, kaset veya disket iken, yazılım korsanları bunları kopyalamanın bir yolunu bulur ve arkadaşlarına dağıtırlardı. Apple II, Commodore 64, Atari 400, Atari 800, ZX Spectrum, Amiga, Atari ST ve diğer kişisel bilgisayarlar üzerine başarı korsan toplulukları kuruldu. Tüm BBS ağları bir anda bir kişiden diğerine yasadışı dosya transferi için kullanılmaya başlandı. Amiga ve Commoder gibi kendi uluslararası korsan ağlarına sahip makinelerden, bir ülkede henüz olmayan yazılım BBS ağları aracılığı ile kısa zamanda yayılıyordu.

1980′lerde yazılımların, disket ve e-posta (mail trading) ile dağıtımında oldukça yaygındı. Özellikle Avrupa Kıtası’nda, lider korsan ve “cracker” grupları, etkileşim kanalı olarak ilk sırada e-posta üzerinden dağıtımı kullanıyorlardı. E-posta üzerinden yapılan bu ticaret, ayrıca Doğu Bloğu ülkelerinde bilgisayarla ilgilenenler içinde önemliydi. Buradaki insanlar bu yöntemi kullanarak, Batı Ülkelerindeki yeni programlara anında sahip olabiliyorlardı.

Önceki sistemlerde, kopya koruma düzenleri, “cracker” adı verilen korsanlara karşı yapılıyordu. Cracker’lar bir oyun piyasaya çıkar çıkmaz, korsan sürümünü korsan topluluklarına dağıtıyorlardı.

Buna rağmen,1990′lı yıların başına kadar, korsan yazılımcılık çok ciddi bir sorun olarak görülmemekteydi. 1992′de Software Publishers Association, “Don’t Copy That Floppy” (”Bu Disketi Kopyalama”) isimli reklamla desteklediği kampanyası ile korsam yazılıma karşı savaşına başladı. Korsana karşı mücadele son yıllarda çok genişlemiş olsa da, Software Publishers Association (SPA) ve Business Software Alliance (BSA) halen dünya çapındaki en faal kuruluşlardır. SPA ve BSA, Recording Industry Association of America (RIAA), Motion Picture Association of America (MPAA) gibi kuruluşların yanı sıra American Society of Composers, Authors, and Publishers (ASCAP) ve Broadcast Music Incorporated (BMI) gibi kuruluşlarlada yardımlaşmaktadır.

Korsanla mücadele için birçok uluslararası dev örgüt, kurum vs. kurulması, akıllara korsan sektörünün nasıl bu kadar büyüyebildiği sorusunu getirecektir. Korsan sektörünün dünya çapında gelişmiş bir suç alanı olmasındaki ve bu kadar büyümesindeki en önemli etkenleri şöyle sayabiliriz;


Bilgisayarın yaygınlaşması

1990′ların sonuna doğru, Microsof’un Windows 95′i çıkarmasıyla birlikte, bilgisayar kullanmayı öğrenme süresi oldukça düştü ve bilgisayarlar yaygın bir hale geldi. Windows 95 o kadar etkili oldu ki, gelişmiş ülkelerde orta sınıftaki hemen hemen her ailenin evinde en az bir bilgisayar bulunmaya başladı. Televizyon ve telefonlara gibi bilgisayarlarda bilgi çağındaki her insan için zorunlu bir gereksinim halini aldı. Tabii bilgisayar kullanımının artması ile beraber, korsan yazılımcılık ve sanal suçlarda arttı. Böylece warez, yazılım firmalarının ve firma çalışanlarının gelişimini ve başarısını engelleyen ciddi bir sorun olmaya başladı.


Ağ bağlantılarındaki gelişim

1990′ların ortasında, Internet kullanıcıları halen dial-up bağlantı (çevirmeli ağ üzerinden bağlantı) kullanmakta, ortalama 28.8 ila 33.6 kbit/s (maksimum 56 kbit/s) hız elde edebilmekteydiler. Eğer bir kişi yaklaşık 20 MB büyüklüğünde bir dosyayı Internet üzerinden indirmek isterse, bu işlem Internet’in yoğunluğuna, İnternet Servis Sağlayıcısı’na ve sunucunun hızına bağlı olarak, bir günden fazla sürebiliyordu. 1997 yılında, yüksek Internet hızı sağlayan Geniş Bant Internet teknolojisi yaygınlaşması ile, büyüklüğü fazla olan dosyaların transferi sorun olmaktan çıktı, warez iyice yaygınlaştı ve büyük dosyaların gönderimi ile filmleri de animasyonları da etkilemeye başladı. Yeni nesil Fiber Optik İnternet ise günlük kullanımda 1.6 Tb/s kadar internet hızı sağlarken, labaratuar ortamında bu hız 10 Tb/s kadar çıkıyor.


Toplu halde dosya indirme teknolojisinin icadı

Geçmişte dosya indirmek, bir noktadan başka bir noktaya dosya gönderimi olarak gerçekleşiyordu. Bu sistemde dosyanın indirildiği sunucu, bu noktayı dağıtmakla görevli merkez nokta olurken, diğer nokta ise dosyayı indiren kişiler oluyordu. Ancak burada altı çizilmesi gereken yer, dosyanın sadece merkez noktadan indirilebilmesidir, yani dosyayı bu merkez dosyadan indiren bir kişi daha sonra merkez görevi göremiyor, dosyayı dağıtamıyordu. Bunun yanında indirilecek dosya popüler bir dosya ise, birçok kişi tarafından aynı anda indirilmek istenmesi ve bu kadar çok isteğin yüksek bant genişliği ihtiyacı nedeniyle, merkez nokta yani sunucu kullanılamaz duruma geliyordu.

Peer-to-peer sistemi ile dosyanın tamamına sahip olan kullanılar, sunucu gibi davranıp bu dosyaların kendilerinden indirilmesine izin verse de; mevcut peer-to-peer sistemi içinde aynı kural geçerliydi; dosya ne kadar çok kişi tarafında indiriliyorsa, o kadar yavaş hızla iner.

Toplu halde dosya indirme sisteminin kullanıldığı, eDonkey2000 ve BitTorrent sistemleri ise dosya paylaşımına çok büyük bir yenilik getiriyordu. Bu sistemde dosyayı indiren kişi bir yandan da yüklemektedir. Dosyayı indirenler hızının bir miktarını yüklemeye ayırmakta ve sunucu konumundaki dosyanın tamamına sahip kullanıcıların yükünü hafifletmektedir. Başka bir deyişle, dosya ne kadar çok kişi tarafından indiriyorsa, o kadar hızlı iner.


Türkiye’de korsan yazılım

Türkiye’de korsan olgusu başlangıçta bilişim alanında faaliyet gösteren genç ama yasalardan bağımsız ve uzak olanların eliyle başlatılmıştır. Bilgisayar kullanımı ve sahibi olma durumu kamu ve özel sektör şirketlerinden tabana doğru hızla yayılmaya başladığı 1995 yılı ve sonrasında da yasa dışı ticari bir faaliyet alanı haline gelmiştir. Uluslar arası anlaşmalarda ve ikili anlaşmalarda onayı ve katkısı olan devletin iligili kolluk örgütleri, yargı birimleri ve kaçakçılık ile ilgili birimleri hem vergi kayıplarını önlemek hemde kullanımda adaleti ve üreticinin haklarını güvence altına alabilmek amacıyla çalışmalara da 2000′den itibaren etkin biçimde başlamıştır.

Yapılan yasal takip ve süreçlerin sonucunda Türkiye’de üç değişik yol ve yöntem yasadışı olarak tespit edilmiştir: Kara, hava ve deniz gümrüklerden yasadışı olarak optik disklere fabrika üretimi (replikasyon) olarak basılmış olan ürünler; Türkiye’de özelde büyük üniversitelerin ağ ortamlarını kullanabilen öğrenciler eliyle warez ortamları olarak adlandırılan (scene) FTP sunucularından indirilme ve piyasaya verilmesi; evinde ya da işyerinde internet erişimi olanlar eliyle piyasaya çıkarılanlar.


Warez çeşitleri

Warez yazılımlar, genel olarak aşağıdaki alt kategeorilere ayrılır:

  • appz – Applications: Tüm bilgisayar işletim sistemi platformlarında çalışan yazılım paketleri için kullanılır. Bu ibare paketleme tipinin orijinal ürün replikasyonun birebir ‘iso’ imaj kopyası anlamına gelir.
  • crackz – Cracked applications: Değiştirilmiş bir ya da birkaç uygulama (.exe) dosyası (”crack”) ile veya bir ya da birkaç yama dosyası (”patch”) ile, bir yazılımın deneme sürümünü, orijinal sürümüne çevirmeye ve/veya kopyalama sistemini kırmaya yarayan programlara verilen isimdir.
  • gamez – Games: Hem bilgisayar hem de video konsollarındaki oyunlara yoğunlaşır. Günümüzde daha çok ISO imaj dosyaları ve ROM imaj dosyaları için kullanılmaktadır.
  • moviez – Movies: Korsan filmler için kullanılır. Orjinal film halen gösterimdeyken veya gösteriminden önce çeşitli yollarla piyasaya sürülürler.
  • nocd or no cd – Bir veya birkaç dosyanın değiştirilmesi ile, herhangi bir yazılımın, optik sürücüde CD veya DVD olmadan çalışabilmesini sağlar.
  • tvripz – Televisions: Televizyon dizilerinin, şovlarının yayınlanır yayınlanmaz, reklamlardan arındırarak, çeşitli görüntü formatlarında piyasaya sürülmesidir.
  • mp3z – MP3 audio: Albümlerin, şarkıların ve diğer müzik formatlarının MP3 formunda sıkıştırılarak korsan olarak yayınlanmasıdır.
  • bookz/ebookz/e-bookz – Books: Birebir korsan kopyalarının yanı sıra, tarayıcıdan geçirilip e-kitap haline getirilen, kitap ve dergilerin bulunduğu gruptur.
  • xxx Adult materyaller bu başlık altında toplanmıştır. Tüm pornografik film, resim ve bunların değişik paketleme biçimleri bu ad ile anılır.


Yazılım korsancılığı

Korsan yazılım grupları, verimliliklerini arttırmak için üyeleri arasında görev dağılımları yaparlar. Bu üyeler genellikle internet hızının yüksek, güçlü bilgisayarların mevcut olduğu, birinci dünya ülkelerinde yaşarlar. “Kırıcı” gruplar ise küçük gruplardır, çünkü bir yazılımın korumasını kaldırmak veya deneme sürümünü orijinal sürümü haline getirmek için dosya, yama vs. üretmek, yüksek programlama bilgisi ve becerisi gerektirmektedir. Korsan gruplardaki görev dağılımına bir örnek vermek gerekirse; bir alt-grup yazılımın korumasını kaldırırken, diğer bir alt-grup dağıtılmasını üstleniyor.


Korsanın ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımlara etkileri

Korsan, ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımları da etkilemektedir. Kötü niyetli kişiler ya da gruplar bu yazılımları çeşitli amaçlar için yasadışı olarak kullanırlar. Yaygın olarak işlenen suçlar ise şöyledir:


Emek hırsızlığı

Genelllikle, korsanların ücretsiz yazılımlar üzerinde değişiklikler yaparak, yazılımı kendi yazılımları gibi göstermesidir. Eğer bu yazılım açık kaynak kodlu bir yazılım ise yazılımı gerçekten yazan kişiyi belirten bölümlerin yazılımdan çıkarılması çok daha kolaydır. Daha sonra korsanlar bu yazılımlara kendi isimlerini, logolarını vb. ekleyerek, kullanıcıları yazılımın kendileri tarafından yazıldığına inandırırlar.<ref>GPL Violations</ref>


Yeniden paketleme ve yeniden satış

Bir önceki bölümde korsanların ücretsiz ve açık kaynak kodlu yazılımlarda değişikler yaparak bunları kendi yazılımları gibi gösterdikleri belirtilmişti. Ancak korsanlar bu işlemi aynı zamanda para kazanmak için de yapmaktadır. Örnek vermek gerekirse, OnlinePcFix isimli bir Kuveyt firması, SpyFerret isimli bir yazılımı pazarlıyordu. Sonraları bu yazılımın iç veritabanının tamamiylen Spybot - Search & Destroy veritabanından çalındığı farkedildi. <ref>Patrick M. Kolla (14. April 2005) Here’s another database thief. Spybot Search&Destroy.</ref>


Değiştirme ve yeniden satış

Yeniden paketleme kavramına benzer olarak bu tipteki hırsızlık da kâr amacı gütmektedir. Değiştirme ve yeniden satış şeklindeki hırsızlıklar, çoğunlukla kaynak kodu rahatlıkla değiştirilebilen “açık kaynak kodlu” yazılımlarda yapılır. PearPC kodları kullanılarak yazılan CherryOS buna bir örnektir. CherrOS yazılımını üreten firmanın daha sonra bu kodları kopyaladığı anlaşılmış olsa da, firma resmi olarak kodları çaldığını kabul etmemektedir. Ancak bu eylem PearPC’nin de dahil olduğu, GNU Özgür Belgeleme Lisansı kurallarını ihlal etmiştir.

“Yeniden Paketleme ve Yeniden Satış” ile “Değiştirme ve Yeniden Satış” kavramları birbirine yakın kavramlar olsada farklılıklar içermektedir. Yeniden paketleme yönteminde bir veya birkaç yazılımdan çalınan kodlara, yeni kodların eklenmesiyle yeni bir yazılım oluşturulmasını tanımlamaktadır. Değiştirme yönteminde ise kaynak kodlar üzerinde ufak değişiklikler yapılarak yeni bir yazılım oluşturulduğu hissi verilmektedir.


P2P yazılımları

Birçok P2P dosya paylaşım yazılımı, internet üzerinden satışa sunulmaktadır. Eğer bu yazılımlar üzerine arama yaparsanız, bunları gerçek sitelerinde ücretsiz olarak bulabilirsiniz. Halen birçok P2P yazılımı “Bu yazılım tamamen ücretsizdir, eğer bu yazılım için herhangi bir ödeme yaptıysanız, dolandırılmış olabilirsiniz” ve benzeri ikazlarla kullanıcılarını uyarmaktadır.


Film korsancılığı

1990′ların ortalarına kadar, dial-up bağlantılı internet hızının düşük olması nedeniyle internet üzerinden film dağıtımını çok azdı. Bu nedenle büyük film şirketleri, film korsancılığını imkansız görüyordu. Korsanların bu yıllarda kullandıkları teknik “sıkıştırma yazılımları” ile filmlerin boyutunu ve görüntü kalitesini düşürmekti. O yıllarda en büyük korsan tehtidi “yazılım korsancılığı” idi.

Ancak, geniş bant internet teknolojisinin 1998 başlarında yükselişi ile, yüksek kalitedeki filmlerin dağıtımının genişlediği görülmeye başlandı. Öyle ki, direkt orijinal DVD’lerden oluşturulan ISO imaj dosyalarının dağıtımı yavaş yavaş en uygun yöntem halini aldı. Günümüzde, film korsancılığı çok yaygın olup, film şirketlerinin ve temsilci gruplarının en büyük sorunu halini almıştır. Bu nedenle, MPAA film tanıtımlarında sık sık çeşitli bilgilendirmeler yaparak, gençlerin izinsiz ve yasadışı kopyalamadan uzak durmasını sağlamaya çalışmaktadır. iTunes gibi yazılımlarla desteklenen çevrimiçi mağazalara sahip olan müzik sektörünün aksine, film sektörü yasadışı dağıtımı engellemek için halen alternatif bir yöntemin eksikliğini çekmektedir.


Warez dağıtımı

Organize korsan örgütleri, belli kurallarla yönetilir ve bu kurallar ne tür yayınların, ne tür formatlarda yapılacağını belirler. Bu gruplar ayrıca kendi yayınlarını arşivlemek ve üyelerine dağıtmak ve henüz değiştirilmemiş orijinal sürümlerini üyelerine ulaştırmak gibi şahsi amaçları için özel sitelere sahiptirler. Grup arasındaki iletişim Blowfish, AES gibi SSL güvenlikli, şifreli IRC kanallarından sağlanır. Grubun yayınlarının koordinasyonu için iletişim çok önemlidir. Gruplar genelde belli alanlarda uzmanlaşır ve yayınlarını bu alanlarda yaparlar. Dosyaların transferi için ise topsites adı verilen ve birçok dosya liste halinde barındıran siteleri kullanırlar.

Plansız dağıtım ise genelde P2P vb. dosya paylaşım sistemlerini kullanan ortalama bilgisayar kullanıcıları tarafından yapılır. Bu kullanıcılar yayınları dağıtmak için Usenet haber gruplarından, BitTorrent arayüzünden veya IRC XDCC botlarından faydalanırlar. Bu tip yayınlar çok fazla yayılmasa da, neyin, nereden, nasıl yayınlandığının bulunması çok zordur. Organize olmayan bu dağıtım şeklinde yazılım dağıtımı çok nadirdir. Bunun nedeni orijinal bir yazılımı yamalayıp korsan sürümüne çevirmenin uzman yazılımcılık bilgisi gerektirmesidir. Bu tip dağıtım genellikle MP3, kopyalanmış oyun imaj dosyaları ve filmleri kapsamaktadır.


Dağıtım yöntemleri

Warez grupları yayınlarını dağıtmak için çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. HTTP, FTP, FXP, BitTorrent, Peer-to-peer, Usenet and Xabi Direct Client Connection gibi yöntemlerin yanı sıra, dosya dağıtımı sadece bu yöntemlerle sınırlı değildir.

Bir warez dosyasının dağıtımı genellikle şu sırada gerçekleşir:

  1. Yeni popüler bir ticari yazılımın orijinal sürümü, yazılım şirketi tarafından yayınlanır.
  2. Bir warez grubu, DVD ya da CD’nin basıldığı fabrida ilişkili olduğu bir kişiyi kullanarak, yazılımın önbaskını ele geçirir; ya da yayın tarihinden önce veya yayınlanır yayınlanmaz, yazılımı mağazalardan elde eder.
  3. Daha sonra yazılım, kopya korumasını kaldıracak olan cracker veya yazılımcıya gönderilir.
  4. Yazılım uygun formata çevrilir. Genellikle RAR dosyası olarak sıkıştırılıp, küçük paketlere ayrılır. Daha sonra grubun arşivi niteliğindeki özel FTP sunucusuna yüklenir.
  5. Bu paketler çeşitli “topsite”‘lardaki gruplara ait özel sayfalara yüklenir.
  6. Daha sonra dosyalar tüm dünyadaki birçok küçük FTP sunucuna yüklenir ve herkes tarafından indirilebilir hale gelir.

4, 5 ve 6 numaralı işlemler standart bir warez dosyasının izlediği yoldur.

Tamamı olmasa da birçok warez grubu, P2P dosya paylaşımını kullanmazlar ve kullanıcıların warez dosyalarını P2P sunucularında barındırmasına karşı çıkarlar. Buna rağmen, warez dosya dağtımının en yaygın olduğu yer, (Warez P2P), FastTrack (Kazaa), Overnet, eDonkey (eMule), Gnutella/Gnutella2 network (LimeWire, Bearshare, Shareaza, iMesh, etc.), ve Soulseek gibi programların bulunduğu P2P pl